FarCry diyince akla iki Türk’ün kuruculuğunu yaptığı Crytek geliyor hemen. İlk oyun inanılmaz bir başarı elde etmiş ve adeta o zamanın sistemlerinin gücünü test etmek için kullanılan bilgisayar oyunu FarCry, PC’de yakaladığı bu başarıyı Xbox ile konsollara taşımıştı. Hatta FarCry’ın Xbox’a çıkmasıyla zamanında PC’lere meydan okuyan oyun Xbox konsolunun bir nevi güç gösterisi olmuştu. Far Cry’ın telif hakları artık Ubisoft’un elinde ve devam oyunu olan FarCry 2 bambaşka bir oyun olarak karşımıza gelecek. Öncelikle ilk oyundaki X-men tarzı vahşi yeteneklerimiz ve oyunun bilim kurgu öğeleri yerini gerçekçiliğe bırakmış. İlk oyunun sevenleri bu gelişme için ne düşünür bilemeyiz ama Ubisoft oyunun çizgisini keskin hatlarla değiştirmiş. Ayrıca oyun artık eskisi gibi tropikal yemyeşil bir orman ve masmavi suların olduğu bir adada değil tam tersine kurak ve çorak otlakların olduğu bir yer olan Afrika’da geçiyor.
Oyuna yaklaşık bir düzine paralı asker içinden canlandırmak istediğimiz karakteri seçerek başlayacağız. Diğer seçmediğimiz karakterler oyunda bulunacak ve onlarla etkileşim içerisinde bulunabileceğiz. Örneğin onlardan ek görevler alabileceğiz yada onlarla birlikte aynı GTA’da olduğu gibi bazı görevleri tamamlayacağız. Oyunun başlangıcında sıtmanın pençesine düşmüş ölüm döşeğinde yatan bir paralı askeriz ve bu durumdan kurtulur kurtulmaz kod adı Çakal (The Jackal) olan silah tüccarının peşine düşüyoruz. Afrika’dayız ve iki diktatör arasında uzun süredir devam eden kanlı bir savaşın tam ortasındayız. Çakal ise iki tarafa da silah satarak bu vahşetin sürekliğinin sağlayan esas kişi. Vahşete son vermek için Ubisoft’un yarattığı bu 50 kilometre karelik çatışma dünyasında lineerlikten uzak bir oyun yapısı ile takip başlıyor.
Yaklaşık elli kilometrekarelik bu devasa oyun alanı tamamen dolaşılabilir durumda. Yani haritada oyuncuya getirilen herhangi bir kısıtlama ya da gidilmesi zorunlu kılınan çizgisel bir yol yok. Bu durumda haritanın tamamını görmeden ya da dolaşmak zorunda kalmadan da oyunu bitirebileceksiniz. Yaratılan bu ortamın çok büyük bir kısmı kuru çalılarla kaplı savanlardan oluşuyor, geri kalan kısım ise sık ağaçlarla kaplı ormanlar. Yön bulmak için ise yanımızdaki haritadan ve istediğimiz zaman bakabildiğimiz pusuladan yardım alacağız.
Ubisoft oyuna ayrı bir dinamizm katmak için çok teferruatlı bir hava sistem modeli eklemiş. Yani oyunda bir anda rüzgar çıkabiliyor, gökyüzündeki bulutlar bu rüzgarın yönüne göre hareket ediyor ve çayırdaki otlaklar bu rüzgar yönünde uçuşuyorlar. Oyunun gerçekçiliğine ciddi etkisi olan bu sistemin yapabildikleri sadece bununla sınırlı değil. Örneğin ormana bir anda yıldırım düşüp ağaçların alev almasına sebep olabilir ve eğer ağaçlara yakın kuru otlar var ise rüzgarla birlikte bu kuru otlar tutuşarak rüzgarın yönüne göre yayılıp başka yangınlar çıkarabilir. Bu da elbette oyunun dinamiklerini bir anda değiştirerek sizin farklı stratejiler geliştirmenizi neden olacak. Yangınlar tabi ki sadece doğal olaylar sonucu çıkmıyor, elimize geçireceğimiz bir alev makinesi ya da patlattığımız bir yakıt tankından çıkan alevi kullanarak ve rüzgarın yönüne göre bir düşman kampını içerisine bile girmeden yakıp kül edebiliriz. Bu tarz değişkenlerin oyunda bulunması oyunu sıradan bir oyun olmaktan çıkarıp şüphesiz bizlere farklı deneyimler yaşatacaktır. Oyunun bir başka iddası da gündüz ve gece farklılıklarının sadece görsel değil oyuna etki edebilecek başlı başına birer unsur olması. Örneğin gecenin kör karanlığında sadece bizim değil düşmanlarımızında görüş mesafesi düşüyor. Böylelikle aynı yerde günün farklı saatlerinde oyun bizi farklı tarzlarda oynamaya teşvik edecek.
Far Cry 2’de yaklaşık 30’a yakın farklı silah olması planlanıyor. Bunlar biraz önce bahsettiğimiz alev makinesinden tutun da AK–47 yani hepimizin bildiği adıyla Kalaşnikof’a, Amerikan piyade tüfeğinden Rus RPG–7 Anti Tank Roket atarına kadar birçok silahın oyunda olması planlanıyor. Bu silahların gerçek hayattaki karakteristikleri tamamen oyuna yansıtılacak yani Kalaşnikof çok dayanıklı olmasına rağmen çok isabetli olmaması ya da Amerkan piyade yarı otomatik tüfeğinin çok dayanıklı olamamasına rağmen üstün vuruş gücüne sahip olması gibi özellikler oyundaki silahlarda da birebir hissedilebilecek. Ve aynen gerçek hayatta olduğu gibi bu silahlar zaman zaman tutukluk yapıp size zor anlarda bırakabilecekler.
Oyunun ilginç bir yönü ise PC’lerde zaten alışkın olduğumuz fakat konsollarda özellikle First Person Shooter’larda pek görmeye alışık olmadığımız bir özellik ile yani bir harita editörü ile gelmesi olacak. Şu ana kadar çıkmış videolarında ve yapılan açıklamalardan edindiğimiz bilgilere göre harita editörü çok ayrıntılı haritalar tasarlamamıza izin verecek. Günün saatine göre güneşin yerini tayin etmekten tutun hava durumuna kadar birçok şeyi bize sunan bu harita editöründeki bunca detaya rağmen kullanımının çok kolay olacağı belirtiliyor. Bir hamleyle vadiler açılabilecek, nehirler oluşturulabilecek ve editörle ile birlikte gelecek binlerce nesne ve malzeme haritaya çok kolay bir şekilde yerleştirilebilecek. Yapılacak olan bu haritalarda ise çoklu oyuncu modunda Live yada PSN üzerinden arkadaşlarımız ile oynayabileceğiz.
Oyunun çoklu modundan bahsetmişken bu anlamda ilk oyunda yaşadığımız hayal kırıklığını serinin ikinci oyununda yaşamamayı ümit ediyoruz. Her ne kadar türünün başarılı örnekleri olan Call Of Duty 4 ve Halo 3‘ün çok oyunculu modlarına karşı yenilikler getirip onların yerini alabilecek mi bilemiyoruz ancak şunu biliyoruz ki oyun çok geniş bir alanda serbestlik sunacak olması ve ilk oyunun başarısı sebebiyle biz dahil bir çok oyun sever tarafından merakla bekleniyor.