Gears Of War şu ana kadar çıkan oyunlar arasında Xbox 360 platformu için çıkan en güçlü oyunlar listesinin kesinlikle en başlarında yeralıyor. Öyle ki henüz Xbox 360’ın adı anılmaya başlandığında onunla beraber Gears adı da anılmaya başlanmıştı ve bu oyun tıpkı Halo gibi Xbox360’ın kalesi durumuna gelmişti.
İlk oyunun başarısındaki en büyük etkenin Gears’ın şu ana kadar gördüğümüz en hızlı ve taktiksel oyun mekaniğine sahip olmasıdır diyebiliriz. Oyundaki saklanma, koşma, ateş etme gibi unsurlar son derece basit tuş kombinasyonları ile sağlanmaktaydı ve bu aşamada kesinlikle oyunun hızından ödün vermiyorduk. Yani Gears vaat ettiği üst düzey aksiyonu hiçbir şekilde düşürmüyordu ve sözünü de tutuyordu.
İkinci oyun ilk oyunun bittiği yerin altı ay sonrasını konu alıyor. Hatırlarsınız ilk oyun Locust’ların mağlubiyeti ile bitiyordu ama aslında bunun sadece bir başlangıç olduğu söyleniyordu. Marcus ve arkadaşları Locust’ların köküne kibrit suyu dökmeye gittiklerinde hiç de beklenmedik bir karşı saldırıya maruz kalınca asıl savaşın daha yeni başladığını anlayacağız. Bu öyle bir saldırıdır ki çoğu insan şehirleri bir biri ardına yıkılmaktadır. Sadece geriye bir tane güvenli sayılabilecek şehir kalmıştır ve tahmin edebileceğiniz gibi Locust’lar orayı almak, insanlar ise orayı korumak istemektedirler.
Devam oyunlarının geneline bakarsak bir çoğunun aslında senaryoyu devam ettirme amaçlı olduğunu ve örneğin devamı oldukları oyunun mevcut dinamiklerine fazla bir yenilik getirmediklerini görürüz. Oyun dünyasına dönüp baktığımızda KOTOR 2 asla KOTOR 1 kadar ses getirmemişti, oysa KOTOR 1 inanılmaz derecede başarılı bir oyundu. Bir de bu mantıktaki devam oyunlarının tersine, Halo serisinde, GTA serisinde veya MGS serisinde olduğu gibi her seferinde yeni macera ve yeni dinamiklerle gelen devam oyunları da vardır. İşte Gears 2 de bu başarılı devam oyunları serisinin bir halkası olmak için çok çalışmış ve işe yarar çok fazla yeni dinamiklerle baştan yaratılmış.
Hatta şunu diyebilirim ki oyun bu konuda kesinlikle dersine çok iyi çalışmış. Biraz sonra okuyacağınız gibi oyun, bir çoğumuzu fazlasıyla tatmin edecek özellikler ve yeniliklerle bizlerle buluşacak.
Öncelikle eski dostların hepsi - yani Delta Ekibi- yine bir arada tüm zorluklara göğüs geriyorlar. Fakat oyunda bunun yanında yeni yardımcı karakterler de bulunmakta. Bunlardan en ilgi çekici olanlarından bir tanesi olan ve Marcus gibi gözü kara, güçlü ve korkusuz bir Bushido’nun da bu macerada bizlerle birlikte olacağını söylemek isterim.
Yeniliklerden en etkileyici olanı, bizlere korunma ve kalkan özelliğinin verilmiş olması. Bu bir çoğumuzun görmeye alışık olmadığı türden bir özellik çünkü Marcus bunu uzay çağındaki ekipmanları ile yapmak yerine ölmek üzere olan bir Locust ile veya çevrede bulduğu çeşitli materyaller ile yapmakta. Şöyle ki; ilk oyunda eğer savaş sırasında bir Locust’a yeterince zarar verirsek hepinizin bildiği gibi yere kapaklanıp onun ruhunu huzura kavuşturmamızı beklerlerdi. Artık bu bekleyişi sona erdirmek yerine Locust’un ensesinden tutup önümüze kattığımız gibi savaş alanına dönüyoruz. Bu esnada gelen mermiler zaten ölmek üzere Locust’un postunu delerken bizde elimizdeki tabanca ile çevredeki düşmanlara ölüm kusmaya devam ediyoruz. Kalkan kullanmak ise bir başka yenilik. Çevredeki çeşitli ekipmanlar ile oyuna yeni dahil edilen yeni Locust türlerinin düşürmüş olduğu kalkanları da alabilmekteyiz. Bu kalkanları çok yoğun bir çatışma içindeyken kullanabiliyoruz. Lakin çok büyük ve ağır ekipmanlar olduğu için Marcus’un hızını da düşürmekte. Bu kalkanların bir özelliği de onları istediğimiz herhangi bir yere saplayarak mevzi oluşturabilmemiz olmuş. Böylece artık oyun alanındaki sabit mevzilere ulaşmak yerine kendi mevzilerimizi ve daha derin stratejilerimizi kendimiz kurabiliyoruz.