Xbox 360’ın ilk yılı olan 2006 yılı boyunca ne oynadın diye soracak olursanız size hiç düşünmeden Geometry Wars: Retro Evolved (GW) cevabını veririm. Günler ve geceler boyunca hiç durmadan kareleri, üçgenleri patlattım, onların kara deliklerin içine çekilip sonra üstüme yuvarlaklar fırlatmasını seyrettim. İğne deliklerinden geçip hem kendimi hem de artık benim bir deli olduğumu düşünen seyredenleri şaşırttım. Ve GW hiç bitmedi. Oyunlar geldi geçti, ama GW’nin o adrenalin yüklü çılgın aksiyonu benim için hiçbir zaman sıkıcı hale gelmedi. Oyunun yapımcısı Bizarre Creations oyunun bir versiyonunu Wii’ye çıkardığında hafif aklım çelinir gibi oldu ama asıl rekabetin olduğu 360 versiyonu her zaman gönlümdeki birinciliği muhafaza etti. Şu ana kadar.
GW’nin en önemli özelliği kontrollerinin çok basit olmasıdır. Oyunda ustalaşmak zordur zor olmasına ama oyunu oynamak için sadece sol ve sağ analog çubuklar ile bir tetiğe ihtiyaç duyarsınız. Aslında bu durumun GW’nin özü olduğunu söylemek yanlış olmaz. Diğer arcade oyunlarında olduğu gibi bir çok tuşu aynı anda kullanmak zorunda değilsinizdir. Olabildiğine basittir. GW2’nin geliştirildiğini ilk duyduğumda oyunun bu özelliğinin korunmayacağından endişe ettim. Çünkü eğer oyunu geliştirmek uğruna basitliği umursamazlar, bir de oyunun içine farklı silahlar gibi unsurlar koyarlarsa GW, GW olmaktan çıkardı. Neyse ki Bizarre ile aynı düşünüyormuşuz. Hatta çıkan sonuca bakılırsa onlar benden kat kat daha iyi düşünüyorlarmış. Çünkü Bizarre orjinal GW’yi almış ve oyunun basit kontrollerini ve temel oynanışını zerre kadar değiştirmeyerek ortaya bildik Evolved modu haricinde hepside birbirinden zevkli beş tane yeni mod çıkarmış, bir de üzerine multiplayer eklemiş. Üstelik bunların hepsi sadece 800 MS Point’e!
Oyunun 6 ana oyun modundan birisi mutlaka ilginizi çekecektir. Hiç ateş edemediğiniz Pacifizm ve belli koşullarda ateş edebildiğiniz King bu modlardan en ilginç olanları.
Oyun modlarına geçmeden önce GW2 ile neler değişmiş ilk önce onlara bakalım. En önemli değişiklik, düşman vurdukça aldığınız puanı etkileyen katsayının elde ediliş biçimindeki değişiklik olmuş. GW’de düşmanları vurdukça puan katsayınız artar ve üst limit olarak 10 katında kalırdı. Yani oyunun başında bir düşmanı vurduğunuzda 100 puan alıyorsanız daha sonra bu katlanarak 1000 puana kadar ulaşabilirdi. Fakat yandığınız zaman katsayı tekrar sıfırlanırdı. GW2’de sistem değişmiş. Artık vurduğunuz düşman, miktarı çeşidine göre değişmek üzere arkasında ufak şekiller bırakıyor. Bunların üzerinden ya da çok yakınından geçtiğinizde onları toplamış ve katsayınızı arttırmış oluyorsunuz. Katsayının bir üst limiti yok. Alabildiğiniz kadar alabilirsiniz. GW’de hemen hemen bütün düşmanlar sizin arkanıza takılırlardı. Bu yüzden oyunu oynamanın basit bir aritmetiği vardı. Oyun alanında devamlı daire çiz, asla önünde düşman varken arkana ateş etme, ne zaman önde düşman kalmadıysa arkada kuyruğa takılmış olanlara ateş et. GW2’nin düşmanlardan düşen katsayı şekillerini toplama zorunluluğu bu ezberi bozmuş bulunmakta. Çünkü geride bir düşman vurduğunuzda dönüp düşenleri toplamalısınız.
Ezberi bozan sadece düşenleri toplama zorunluluğu değil. GW2’de düşman çeşidi de artmış. Ve artık hepsi peşinize takılmıyor. Sizi umursamadan ekranın bir tarafından diğer tarafına hareket eden gemilerden, ekranda oradan oraya sürüklenen bir sürü yuvarlaktan oluşan sabun köpüğüne benzer düşmanlara kadar işinizi zorlaştıran bir dolu geometrik şekil var. Ayrıca isminden başka hiç bir yeri kara olmayan, aktif hale geldiğinde çevresindeki her şeyi yutan ve duruma göre iyi bir müttefik olarak da kullanılabilen kara delikler gibi bir de kapılar eklenmiş oyuna. Kapılar, içinden geçtiğinizde çevresinde ufak çaplı bir patlama yaratıyor, ateş ettiğinizde ateşinizi ayna gibi yansıtıyor, kenarlarına çarptığınız da ise size öldürüyor. Yani kara delik gibi dikkatlice kullanılması gereken bir müttefik.