inFamous

inFamous
İnceleme | 22.06.2009
Kocaman bir şehir, patlatılacak onlarca araç ve elektriğe hükmetme gücüne sahip bir karakter! inFamous eğlenceli oynanışı ile size güzel vakit geçirtecek.
inceleme

ŞEHİR

Empire City demin de söylediğim gibi birbirine köprü ile bağlı durumda olan üç adadan oluşuyor. Bu tarz oyunların bir başka kuralı da bu oldu. Oyunun geçtiği şehirler mutlaka bir adalar topluluğu oluyor. inFamous’da bu kurala uymuş. Empire City ne bugüne kadar gördüğüm şehirlerin en güzeli, ne de en kötüsü. Bulunduğumuz duruma uygun olarak, şehrin bazı yerleri patlamadan etkinlenmiş ve yıkık dökük durumda, sokaklarda çok az çalışır durumda araba var ve her yer bir şekilde hayatta kalmaya çalışan insanlarla dolu. Zaman zaman bazı insanların yolda giderken birden düşüp kıvranmaya başladığını görüyorsunuz, bazıları ise yiyecek bulma umuduyla çöpleri karıştırıyor. Oyunun başlarında pek çoğu sizin hareketlerinizi hayretle karşılıyor, sizi tanıyan bazıları ise yakınlarını öldürmekle suçluyor.

inFamous

Cole gördüğü her çıkıntıya, her direğe bir akrobat gibi tutunabiliyor. Bu nedenle bir binanın tepesine tırmanmak, binalar arasındaki tellerin üzerinden koşarak bir başka binaya geçmek, veya bir binanın tepesinden bir trafik lambasının üstüne atlamak onun için çocuk oyuncağı. inFamous’ta diğer oyunlarda örneğin Crackdown veya Prototype’da olduğu gibi araç çalmak yok. Şehirdeki araçları patlatmak dışında onlarla fazla bir etkileşiminiz olmuyor. Fakat bunun yerine yapımcılar şehir içinde hızla bir yerden bir yere ulaşabilmemiz için bütün şehri gezen bir tren yolu ile binaları ağ gibi ören elektrik telleri yapmışlar. Elektrik gücünüz sayesinde demiryolunun rayları üzerinde bir lokomotif gibi hızla ilerleyebiliyorsunuz. Aynı şekilde elektrik telleri üzerinde de sörf yapar gibi kayarak ilerleyebilirsiniz.

Empire City’nin görselliği için üst kalite demem biraz zor. Çoğu zaman tırmanmakta olduğunu bir binanın dokularının vasat olduğunu fark edeceksiniz. Fakat şehrin görsel açıdan en büyük derdi bu vasat dokular değil. Asıl derdi çok düşük olan çizim uzaklığı, yani bir binanın tepesine çıktığınızda ne kadar uzağı görebildiğiniz. GTA’yı veya Crackdown’ı hatırlayın. Bu iki oyunda da, fakat özellikle de Crackdown’da şehrin neredeyse diğer ucu görülebiliyordu. inFamous’ta ise 3 bina sonrası bulanıklaşıyor, daha ilerisini görmek ise mümkün değil. Bu düşük çizim uzaklığı sadece görselliği değil, oynanışı da etkiliyor. Çünkü bazen uzaktan gelen düşman ile oradan geçmekte olan bir yayı rahatlıkla birbirine karıştırabilirsiniz. Diğer yandan Empire City’nin içinde ilginizi çekecek bir bina da yok. Şehrin tasarımının pek iç açıcı olmadığını rahatlıkla söyleyebilirim.

inFamous

Fakat bunun yanında şehrin detay seviyesinin beni memnun ettiğini de hemen söylemem gerekiyor. Detay seviyesi derken şehrin ne kadar dolu olduğundan bahsediyorum. Tekrar GTA’ya döneceğim mecburen. 4. Oyundaki Liberty City’nin sokaklarında yüyürken gördüğünüz detayları hatırlayın. Kaldırımlar, posta kutuları, yangın muslukları, bir parkın yanında duran banklar, onun yanındaki çiçek saksıları, tren yoluna çıkan merdivenlerin trabzanlarına kadar bir şehir nasıl olmalıysa Liberty City’de öyleydi. inFamous’ta bu kadar fazla detay yok ama yine de sokaklar mesela bir Saint’s Row’daki veya Prototype’daki kadar boş değiller. Ve bence bu özellik de bu tarz oyunların inanılırlığını arttırıyor. Görsel anlamda biraz bocalayan inFamous’un böylelikle yakın plandaki bu zenginliği ile kusurlarını örttüğünü söyleyebilirim.

GÜÇLER

inFamous sadece içinde gezilecek bir şehirden ibaret olmadığına ve en güzel şehir de darma duman edilebilen şehir olduğuna göre, Empire City’nin altını üstüne getirmekte en büyük yardımcımız olacak olan süper güçlerimize geldi sıra.

Cole’un sadece elektriksel güçlere sahip olması, oyuna başlamadan önce ben de acaba oyun kısır olur mu gibi bir endişe yaratmıştı. Eğer sizde de bu endişe varsa, hemen söyleyeyim, endişeleriniz yersiz. Çünkü oyunun en başarılı olduğu nokta aksiyonu ve elektrik bazlı güçlerin kullanımının son derece eğlenceli olması.

Sadece elektrik güçlerimizin olması oyunun tekdüze olduğunu düşündürtmesin. Aksine elektrik güçleri son derece yeterli olmuş.

Cole sonsuz bir elektrik kaynağı değil. Elektrik güçlerinin bazılarını kullandıkça kendini şarj etmesi gerekiyor. Ekranın sol üstünde elektrik düğümleriniz gözüküyor. Bu düğümler şehrin içerisine dağılmış olan bazı nesneleri aldıkça artıyor. Ne kadar çok düğüm olursa Cole’da elektrik gücünü o kadar çok kullanabiliyor. Elektriğiniz bittiğinde ise en yakın elektrikli cihaza giderek doldurabiliyorsunuz. Bunlar elektrik direkler, trafik lambaları, arabalar, elektrik kutuları, klimalar, elektrik telleri hatta insanlar bile olabiliyor. Yani kaynak kalmayacak diye endişe etmeye gerek yok. Çatışma sırasında elektriğiniz bittiyse, çatışmadan biraz uzaklaşıp, uygun bir kaynak bulup şarj olup, çatışmaya geri dönmek 10-15 saniye bile almıyordur.



bu yazıya gelen okuyucu yorumları
Dragon Reborn
Evet GTA 4'teki detay yoğunluğuna şu ana kadar hiç bir oyun yetişemedi. Dediğin gibi onu heralde yine çok büyük parasal kaynağı olan Rock Star yapabilir ancak.
EraseR
Oyunu ben de beğendim, insanüstü güçler açık uçlu oyunlarda eğlenceyi çok arttırıyor. Ancak şans eseri tam'da GTA'yı bitirmeye çalışırken oyun elime geçince tam karşılaştırma fırsatı bulmuş oldum. Yaşayan bir şehir, hikaye anlatımı ve görev çeşitliliği ile GTA4 ile yarışcak oyunu ancak yine Rockstar çıkarır :)
yorum yaz
Üye olmak için tıklayınız.