Resistance 2

Resistance 2
İnceleme | 01.03.2009
İlk oyunun başarısı ikincide de sürüyor ve insanoğlunun son direnişi epik bir hal alıyor.
Şener Zorlu | eraser@konsolmaster.com
inceleme
Playstation 3'ün piyasaya çıkışıyla eş zamanlı çıkan Resistance: Fall of a Man'in üzerinden 2 yıl geçtikten sonra yapımcısı Insomniac Games serinin ikinci oyunuyla tekrar karşımıza çıkıyor. Hikaye olarak ilk oyunun bıraktığı yerden devam eden ikinci oyunda baş karakteriniz Nathan Hale bu defa Chimera ile Amerika kıtasında savaşına devam ediyor.

Insomniac Games bu defa ilk oyundan çok daha iddialı bir oyunla karşımıza çıkıyor. Oyun ilk oyundaki artılarının üzerine biraz daha koyuyor ve Playstation 3 için belki de en güzel First Person Shooter oyunu olarak raflardaki yerini alıyor.

Oyunun en dikkat çekici yeri devasa boss'larla yapılan savaşlar. Öyle ki gökdelen boyutunda boss bile var!

İlk oyunun üzerine konulan bu artıları saymaya başlarsak hiç kuşkusuz ilk aşamada dikkatimizi çeken şey oyunun ana menüsü, ilk oyundaki o 90'lı yılların PC oyunlarına benzeyen ana menü gitmiş olması gerektiği gibi yeni nesil oyun konsollarına yakışan göze hoş gelen bir menü gelmiş. İkinci olarak ise oyun dinamikleri. İlk oyuna göre çok hızlanan oyun dinamikleri hemen dikkati çekiyor. Resistance 2 ciddi anlamda hızlanmış ve ilk oyunun o yavaş ilerleyişini üzerinden atmış görünüyor. Ayrıca oyun içindeki bazı gelişmeler de sizi oyunun içine sokması bakımından yararlı olmuş ki bunlardan birisi de sağlık barının artık olmaması. Artık ilk oyundaki gibi 4 barlı bir ksımı yenilenebilir sağlık yerine gelen sistemde, vurulduğumuz ve enerjimiz azaldığı zaman, ekran kırmızılaşıyor ve nefes sesimizi duymaya başlıyoruz. Bu durumda enerjiyi geri kazanmak için sakin bir yer arıyorsunuz ve bu da oyuncunun oyuna daha iyi konsantre olmasında çok etkili. Bir diğer değişiklik ise artık bir çok silahın aynı anda taşınmıyor olması. Aynı anda artık sadece 2 silah taşıyabiliyoruz. Ve yine ilk oyundaki gibi silahların ikincil fonksiyonları mevcut. Bu bazı silahlarda güdüm, bazılarında bomba, bazılarında ise bir koruma kalkanı olabiliyor.

Resistance 2

Ancak esas ve en önemli değişiklik ise ilk oyunda çok eleştiri alan gri-kahverengi renk paletinin artık tarih olması. Resistance 2 artık daha canlı renkler içeren bir renk paketine sahip ki bu da insanın gözüne daha hoş gelen sahneler yaratılmasına yardımcı olmuş. Ayrıca belirtmek isterim ki yeni renk paleti sanırım oyunun sanat yönetmenine de büyük yardımı dokunmuş olacak ki ilk oyunda göremediğimiz geniş alanlardan oluşan geniş ve etkileyici manzaraları bu oyunda sıklıkla görüyoruz.

Resistance 2 'nin oynanabilirlik olarak ilk oyundan daha hızlı ve iyi olduğundan bahsetmiştik. Bu oynanabilirliğin artmasında ki bir diğer etmen ise karşımızdaki düşmanlar. Bize karşı savaşan bizimle eş boyuttaki düşmanlar artık bir nebze olsun daha kolay ölüyorlar. tabi bu bahsettiklerim demin de söylediğim gibi bizim boyutumuzda olanlar için geçerli. Evet artık Resistance 2'de devasa canavarlar ile çok sık karşılaşıyoruz. Bunlar bizden beş on kat büyük olabildiği gibi gökdelen büyüklüğünde olan boss savaşları dahi yapıyoruz. Bu değişiklik oyunun havasını bir anda değiştirip bütün monotonluğunu üzerinden atmasına yardımcı oluyor.Ancak Resistance 2'de ilk oyundaki gibi araçlara binemiyoruz. Bu kadar kapsamlı yapılmış bir FPS oyununda açıkçası az da olsa araç kullanmak iyi olabilirdi.

Resistance 2

Karşımızdaki düşmanların yapay zekası ise vasat düzeyde. Çoğunlukla kendi bölgelerinden ayrılmıyorlar. Evet iyi mevzi alıp savaşıyorlar ancak hiç bir yerde mevzisinden ayrılıp stratejik bir hamle yapan Chimera ile karşılaşmadım. Ayrıca yanımızda bir ekiple savaştığımız durumlarda ise Chimera'ların bir kısmı diğerleriyle hiç ilgilenmezken direk olarak bizim üzerimize saldırıyor, bu hata nedeniyle genellikle yanımızda diğer askerlerin olması bize hiç bir avantaj sağlamıyor. Büyük boss savaşları ise daha önceden yazılmış scripted düşmanlara karşı geçiyor. Ancak Chimera'lardan bahsetmişken bu oyunda ilk defa karşımıza çıkan Grims'lerden bahsetmek zorundayım. Çok hızlı koşan bu zombi tarzındaki yaratıklar boş sokaklarda ya da bir evin karanlık bir noktasında birdenbire kozalarından çıkarak üzerimize koşarak saldırıyorlar ki bu Grims'lerin sayısı bir anda yüzleri bulabiliyor.



bu yazıya gelen okuyucu yorumları
Dragon Reborn
Resistance serisi bana sorarsanız PS3'ün en iyi serilerinden biri, ve bir o kadar da önemsenmeyen serisi. İlk oyun da güzeldi, ikinci oyun daha güzel olmuş. Oyunların tek eksiği aksiyonların biraz tek düze olması, biraz daha yaratıcı olması lazım.
yorum yaz
Üye olmak için tıklayınız.