Killzone 2

Killzone 2
İnceleme | 24.02.2009
Killzone 2, insanı şaşkınlığa düşüren görselliği, yoğun ve muhteşem atmosferi ile uzun zaman unutamayacağınız bir tecrübe yaşatacak.
inceleme
Son yılların hakkında en çok konuşulan, en çok merak edilen, haddinden fazla abartılan ve haddinden fazla eleştirilen oyunu Killzone 2, yüzlerce ekran görüntüsü, onlarca video derken en sonunda tam sürümüyle karşımızda. Eğer konsol dünyasına tamamen yabancı değilseniz – ki bu yazıyı okuduğunuza göre değilsiniz – aklınızda Killzone 2 ile ilgili bir fikir mutlaka vardır. Ve eğer oyunu henüz kendi gözlerinizle görmediyseniz kafanız da bir miktar karışmış olabilir, çünkü Killzone 2 hakkında hemen hemen her şey aynı anda söyleniyor. İşte bu inceleme yazısında sizler için Killzone 2’yi eğrisiyle doğrusuyla masaya yatıracağız ve Sezar’ın hakkını Sezar’a vereceğiz.

Killzone 2

Killzone 2’yi oynamak için PS2’ye çıkan ilk oyunu ve PSP’ye çıkan Killzone: Liberation’u bilmeniz gerekmiyor. Killzone 2 başı ve sonu ile bütünlük içinde bir oyun. Ama bu kırmızı gözlü, nazi kılıklı adamlar kim, biz kimiz diye merak ediyorsanız kısaca Killzone evreninden bahsedelim. Dünya 2100’lü yıllara yaklaşırken doğal kaynaklar bakımından iflas etmiş durumdadır. Dünyanın artık tek başına yeterli olmadığı gerçeği ile yüzyüze kalan insanlık bütün gücünü kullanarak başka sistemlere yayılma kararı alır. Uzun gayretler, başarısızlıklar ve felaketler sonunda insanlık bir çok gezegeni kolonileştirmeyi başarır ama iki tanesinin ismi öne çıkar: Vekta ve Helghan. Her hikayede olduğu gibi başlangıçta her şey çok güzeldir. İki gezegenin karşılıklı iş birliği sonucunda insanlık barış ve huzur dolu uzun yıllar geçirir. Fakat bir süre sonra çıkar çatışmaları doğmaya başlar, Helghan bağımsızlığını ilan eder ve ilk savaş patlak verir. Savaş, koloniler arasında birliği sağlamak amacıyla kurulmuş olan ISA’nın da yardımıyla Vekta’nın galibiyeti ile sona erer, Helghan’ın meclisi ise dağıtılır. Fakat yenilgiden 100 sene sonra doğan Visari’nin Helghan’ın kontrolünü ele geçirmesi ve üzerinde yaşayan insanların da artık insan olmadıklarını, onların insandan da üstün başka varlıklar yani Helghast’lar olduğunu ilan etmesinden bir süre sonra, Visari’nin güçleri Vekta’ya bir kez daha saldırır. Killzone 1 ve Liberation’da anlatılan olaylardan sonra, Helghast’ı kendi evinde vurup bu savaşa son vermek isteyen ISA güçleri Helghan istilasını başlatırlar.

Hikayenin aslında size de oldukça tanıdık geldiğine eminim. Helghast’ların 1. Dünya Savaşı’nı kaybedip, 2. Dünya Savaşı’na süper bir güç olarak giren Nazi Almanya’sı ile olan benzerliğinin gözden kaçması imkansız. Zaten yapımcı Guerilla’da bunu adete gözümüze sokmuş diyebiliriz. Çünkü Helghast’ın giyim kuşamından, gamalı haça benzer sembollerine kadar her şey insanda Nazi hissiyatı uyandırıyor. Buna karşılık ISA güçlerinin askerleri ise Amerikan askerlerine oldukça benziyor. Bu alegorinin ne kadarı bilinçli olarak yapılmış olduğunu elbette bilemiyoruz ama bu durumda oyunun konu aldığı olayların da Killzone evreninin Normandiya çıkartması olduğunu tahmin etmek zor değil.

Killzone 2

Oyuna Helghan’ın istilası için görevlendirilmiş gemilerden biri olan The New Sun isimli uzay gemisinde başlıyoruz. Bir bilimkurgu sever olarak Guerilla’nın yatay yerine dikey olarak tasarlanmış uzay gemilerini oldukça orijinal ve güzel bulduğumu hemen belirteyim. Gemiler Helghan atmosferinde her an yere çakılmaya hazır birer çivi gibi duruyorlar. Oyunda kontrol edeceğimiz Tomas Sevschenko veya arkadaşlarının ona seslendiği gibi kısaca Sev ile bu gemide tanışıyoruz. Sev 4 kişilik Alpha takımının bir üyesi. Takım arkadaşlarımız arasında önceki oyunlardan tanıdığımız Riko’da var.

Uzay gemilerini ne kadar başarılı bulduysam çıkartma araçlarını da bir o kadar saçma bulduğumu söyleyebilirim. Keza kahramanımızla ilk tanışmamızın ardından kontrollerin bize geçmesinden kısa bir süre sonra videolardan da mutlaka görmüş olduğunu bu üstü açık garip araçlara doluşarak, sanki atmosferin kim bilir kaç kilometre üzerinde durmakta olan bir uzay gemisinden aşağı bırakılmış gibi değil de sanki hafif bir meltem esintisi ile beraber bir nehrin üzerinde süzülen bir kayığın içinde oturuyormuşcasına rahat bir şekilde binlerce metre yukarıdan istilamıza başlıyoruz.



bu yazıya gelen okuyucu yorumları
EraseR
Ben daha çok online kısmını merak ediyorum. Yıllarca kendini oynatabilecek mi acaba? umarım dengeli bir online yapmışlardır da lagsiz lugsuz oynarız :)
Tulga
Hoca eline sağlık.
nakur
Co-op olmazsa olmazı artık bu tür oyunların.Keşke co-op da olsa imiş keşkeee..... ;)
Murat
Eline , gözüne sağlık. Bu kadar bekledikten sonra ''keşke'' ler olmasaymış keşke. :)
Drizzt
güzel, objektif bir inceleme olmuş...Teşekkürler
yorum yaz
Üye olmak için tıklayınız.
94
EDİTÖRÜN SEÇİMİ
Platform: PS3
Yapımcı: SCE
Geliştirici: Guerrilla Games
Tür: Shooter
Çıkış Tarihi: 27 Şubat 2009
+
Müthiş görsellik. Yoğun ve muhteşem atmosfer. Unutulmaz göğüs göğüse çarpışma tecrübesi.
-
Kontroller hantal. Co-op olmaması affedilemez. Sadece bir silah taşıyor olmak oyun zevkini baltalıyor.