Yüzüklerin Efendisi serisi beyazperdeye aktarıldıktan sonra birçok oyun şirketi tarafından "altın yumurtlayan tavuk" gözüyle bakılmaya başlandı. Strateji oyunlarından tutun, Massive Multiplayer Online oyunlarına kadar bu kategori uzar gider. Son zamanlarda güzel yapımlara imza atan veya imzayı parayla satın alan bir şirket olan EA Games, Orta Dünya'da geçen bu hikayeye tekrar el attı.Pandemic Studios tarafından geliştirilen, EA Games tarafından dağıtımı üstlenilen ve Ocak 2009'da oyuncularla buluşan Lord of the Rings: Conquest oyunundan bahsediyoruz.
Oyunumuzu ilk açtığımızda ana menüdeki sıralama dikkatimizi çekiyor, Multiplayer en başta olmak üzere bir altında Singleplayer ve sonrası geliyor. Multiplayer’ın başta olması bu oyun için oldukça anlamlı çünkü Lord of the Rings: Conquest'i oynadıkça gerçekten Multiplayer tadında bir oyun olduğunu anlayacaksınız.
Oyunu tanıtmadan önce kontrollere değinmek gerekirse; üç çeşit saldırı tekniğimiz var ve bunlar hafif saldırı, orta dereceli saldırı, ağır saldırı. Oyun esnasında seçtiğimiz karakterlere ve sınıflara göre farklı şekillerde olabiliyor. Yani bu konuda oyun türün diğer oyunlarına göre pek bir farklılık getirmiş demek zor.
Oyunumuz Miğferdibi Savaşı ile başlıyor ve Yüzüklerin Efendisi hikayesine sadık kalıyor.Atmosfer oyun başlar başlamaz sizi içine çekebilecek cinsten, hikayeye sadık kalındığı için Miğferdibi savaşında normal bir asker olarak oyuna başlıyoruz. Oyun boyunca yanımızda görebileceğimiz veya oynayabileceğimiz Orta Dünya karakterleri de mevcut.
Hikayenin ve oyunun önemli noktalarında, ekrana "Orta Dünya kahramanı ile oynamak istiyor musunuz?" gibi bir soru geliyor, bu sorunun cevabı doğrultusunda istersek o anki noktada hikayemize en uygun kahramanla oyuna dahil olabiliyoruz veya kahramanımızı yapay zeka yönetiyor, biz de onu koruyoruz. Eğer heromuzu güzel bir şekilde yönetemezsek ölebiliyoruz ve bir daha orayı o hero ile oynamak mümkün değil.
Oyunda seçilebilen normal olarak 4 tane sınıf mevcut. Bunlar; Fighter, Archer, Mage, Scout.
Fighter; Ağır zırhlı elinde kılıcı olan, yakın dövüş askerleri. Eğer yakın temas seviyorsanız, orckarın arasına girip orayı burayı dağıtmak istiyorsanız bu sınıf tam size göre. Özelliklerine gelince, güç barımız dolduktan sonra kılıcımıza ateş elementi eklenip, saldırabiliyoruz. Bu verilen hasarı oldukça arttırıyor.
Archer; Okçu olarak bilinen bu sınıf, yakın teması sevmeyen, uzaktan düşmanları öldürmek isteyenlerin seçebileceği bir sınıf. Sağlığı bir fighter sınıfına göre oldukça az bunun sebebi olarak ise giydiği deri elbiselerden (hafif) veya giyemediği zırhtan (ağır) kaynaklanıyor. Okçu sınıfımızın genelde belli alana etki eden ok atma şekilleri var, bunlar da yine güç barımız dolduğunda aktif hale geçebiliyorlar. Ateşli ok atılması durumunda hedef alınan düşman veya hedef alınan yer -ki yere hedef almak her zaman alan etkisini çoğaltır- patlıyor. Zehirli ok atılması durumunda ise ok atılan yer, zehirle kaplanıyor ve zehrin bulaştığı düşmanlarımızın sağlıkları yavaş yavaş iniyor. Son olarak ise Multishot isimli teknik geliyor, bu da birden çok düşmana aynı anda ok atmamızı sağlıyor.
Mage; Büyücüler de yine okçular gibi uzaktan düşmanları öldürmek isteyenlerin tercihi. Okçulardan farkı ise kendisini ve takım arkadaşlarını sağlıklayabilmeleri. Özelliklerine gelirsek: Lightning saldırısı şarj edildiği sürece oldukça etkili olabilir ve zıplama yapabilir, bir düşmanı hedefleyip gönderdiğinizde düşmandan sekip diğer düşmanlara da hasar veriyor. Ayrıca büyücümüz heal büyüsü ile kendisinin ve arkadaşlarının sağlık durumunu düzeltebiliyor. Orb özelliği ile ise büyücü kendi etrafında belli alana kalkan açıyor oklar ile düşmanın büyülerinden korunuyor.