Oyunun bazı bölümlerinde özel kapılar mevcut, bunları Power Node ile açabiliyoruz. Bu özel odalarda büyük ihtimalle silahlarımız için mermi, sağlık paketleri, şematik, oksijensiz bölgelerde kullanmak için hava paketleri, statis enerjimizi doldurmaya yarayan paketler sağlayabiliyoruz. Yapımcılar özel odaları tamamen oyuncuların fedakarlık içgüdülerine bir test uygulamak amacıyla tasarlamışlar. Dead Space’in çoğu bölümü kapalı alanlarda geçiyor - aynen geçmiş yıllarda sevilen Riddick günlükleri oyunundaki gibi - fakat belli bir yerden sonra oyuncular açık alan isteyebilirler çünkü maalesef bazı tünel gibi geçit alanlarının kendini sürekli tekrar etmesi bir zaman sonra sıkıcı olmaya başlayabilir.
En ağır savaş sahnelerinde bile Xbox 360/PS3 donanımları gerçekten stabil olarak işlerini oldukça iyi yerine getiriyorlar. Herhangi bir FPS düşme olayımız olmuyor ve bu da bizi oldukça sevindirdi. Oyunun konsol versiyonları için konuşursak ve özellikle Xbox 360 sürümü için, loading ekranları oldukça kısa ve yapımcılar çok güzel bir teknik düşünmüşler. Kapıları açarken çok kısa süreler itibariyle loading oluyor ve oyunun sağladığı atmosfer yardımıyla bu geçen süreyi hiç anlamıyorsunuz bile.
Oynanabirlik bölümünden biraz da harita kısmından bahsetmek istiyorum, ilk başlarda haritayı kullanmakta zorlansak da alıştıktan sonra gayet kullanılabilir bir harita sistemiyle karşı karşıya olduğumuzu anlıyoruz. Tamamen 3 boyutlu tasarlanmış ve yine hologramik haritalar oyuna daha çok atmosfer katıyor, bir de elimizin altından çıkan GPS ışığı gibi bir rehber de mevcut. Sanırım bu, hiçbir oyunda düşünülmemiştir. Takıldığımız veya nereden gideceğimizi bilmediğimizde elimizin altından çıkan ışın ile Isaac'ın ana görevi için yol haritası çıkıyor. Belirtmek de fayda var ki her zaman bildiğimiz yoldan gitmemeliyiz.
Son olarak oyunun ses ve müzik kısmına değinirsek; gerçekten bu sefer EA Games herşeyi mükemmele yakın yapmış, oyunun heyecanlı sahnelerinde giren müzikler insanı olduğundan daha gergin bir duruma sokabiliyor. Özellikle oyunun bazı noktalarında kapılar kapanıyor ve karantina altına girebiliyoruz, tahmin edilebileceği gibi epey bir Necromorph geliyor ve bunları öldürdüğümüz zaman ise karantina kalkıyor ama buradaki çok ince bir detay ise, karantina altındayken atmosferi sorunsuzca sağlayabilen sesler. Bir yandan geminin içindeki ses düzeninden insanı geren bir siren sesi geliyor, diğer yandan ise sesli olarak bir bayan tarafından "You're under quarantine" gibi bir replik geçiyor. Bu sesleri duyduğunuz anda sanki mümkünmüş gibi daha fazla geriliyorsunuz. Çünkü biliyorsunuz ki birazdan üstünüze yağmur gibi Necromorph yağacak.
Electronic Arts genellikle ruhsuz, vasat oyunlar yapmakla suçlanır oyunseverler tarafından. Fakat anlaşılan o ki oyun dünyasının bu devi de kabuk değiştirmeye başlıyor. Sanıyoruz ki en büyük rakiplerinden biri olan Ubisoft devamlı oldukça kaliteli oyunlar çıkartırken kendi imajlarının kalitesiz oyun kelimesiyle eş anlamlı olmaya başlamasından artık rahatsızlık duymaya başlamışlar. Sonuç olarak Dead Space, EA’nın isterse çok kaliteli bir oyuna imza atabileceğinin en büyük kanıtı. Bu anlamda Survival-Horror dediğimiz türleri yani Resident Evil, Silent Hill, Bioshock gibi oyunları seviyorsanız Dead Space'i de bunların yanına koymamanız için hiçbir gerekçe yok.
Kimler Oynamalı: Korku oyunu isterim başka bir şey istemem diyenler.
Kimler Oynamamalı: Korku oyunlarından hakikaten korkanlar. Çünkü emin olun bu oyun sizi korkutacak.