Fakat Silent Hill’in en büyük korku kaynağı karanlık mekanlarından daha çok, karanlıktan fırlayan yaratıkları olmuştur her zaman. Her biri insandan türediği çok belli olan ve dolayısıyla oyuncuda daha fazla rahatsızlığa neden olan bu yaratıkların bir özellikleri de bir türlü ölmek bilmeyişleridir. İşte bu kısım ile birlikte Silent Hill’in o değiştirilmeye uygun görülmüş kısmına da geliyoruz. Homecoming’de düşmanları öldürmek konusunda çoğu zaman bir sıkıntı çekmeyeceksiniz. Hatta oyunun ilk 3-4 saati hiç ölmeyebilirsiniz bile. İlk karşınıza çıkacak yaratıklardan olan seksi hemşireler bir kaç bıçak darbesi ile öldürülebiliyorlar. Ve o bacaklarını kıra kıra yavaş yavaş üzerinize gelişleri ne yalan söyliyeyim belkide son on yılda japon korku filmleri ile çok haşır neşir olduğumuzdan eskisi kadar korkutucu ve rahatsız edici gelmiyor. Aynı şey aslında diğer yaratıklar için de geçerli. Belki de eski oyunlardan alıştık ama kafasından kol çıkan bir yaratık eskisi kadar etkilemiyor beni. Tabi söylediğim gibi düşmanların çok zorluk çıkarmadan ölüyor olmaları da onların etkileyiciliklerini kaybetmelerinde önemli bir neden olabilir. İşte bu noktada oyunun değiştirilmesi uygun görülen başka bir yönüne geliyoruz. Alex bir asker olduğu için serinin önceki oyunlarında kontrol ettiğimiz karakterler kadar güçsüz ve aciz değil. Ve belki de bu da oyunda değiştirilmesi ölümcül sonuçlar doğuran özelliklerden bir tanesi. Çünkü Alex ile kendinizi çok özdeştiremiyorsunuz. Silent Hill oynarken benim aklımda her zaman şöyle bir düşünce olurdu. Evet ben de böylesine korkutucu bir yerde elimde bir sopa karşımda ne olduğu belirsiz onlarca yaratıkla kalsam ben de bu kadar aciz olurdum. Sopayı sallayamaz, korkudan elimdeki bir kaç kurşunu duvarlara sıkar ve bir iki darbe ile de ölür giderdim. Silent Hill’leri o derece korkutucu yapan da aslında buydu, orada mücadele eden kişi aslında bizdik. Fakat Alex’i kontrol ederken bu heyecanı hissetmedim. O, diğerlerinin aksine bir asker olmanın avantajlarını kullanıyor. Saldırılardan yuvarlanarak kaçıyor, sınırlı da olsa kombolar yapıyor, hiç durmadan koşabiliyor, ağır silahları ne kadar sallarsa sallasın yorulmuyor. Ayrıca ateşli silahlara daha fazla alışık ve mermiler de eski oyunlara göre daha fazla bulunuyor.
Konami değişmek ile değişmemek arasında kalmış. Ve bu durum, yeni dövüş sisteminde çok rahat hissedilebiliyor. Alex ne tam bir asker gibi ne de eski karakterler gibi aciz. Arada kalmış. Aynen Konami gibi. Sanki bir yandan oyundaki aksiyonu biraz geliştirelim demişler de bir yandan da aman çok da geliştirmeyelim sonra tepki alırız demişler. Sonuç olarak ortaya çıkan ne aksiyon severleri ne de Silent Hill severleri tatmin edecek durumda.
Konami böylelikle Silent Hill’e o eşsiz terimini yakıştırmamızı sağlayan acizlik hissiyatını değiştirme kararı alırken bence asıl değiştirmesi veya daha doğru bir söyleyişle “ilerletmesi” gerektiği yerleri değiştirmemiş. Bundan önce 5 kere oyununu oynadık, filmini seyrettik, artık kayıp çocuk, kayıp aile üyesi veya her neyse biraz kabak tadı vermeye başlamadı mı? Tamam 10 sene önce yaratılmış olan Piramit Kafa’yı çok sevdik, onun gönlümüzde ayrı bir yeri var ama yeni Piramit Kafa’lar yaratmak varken eskisini tekrar tekrar kullanmak neden? Bizi içine alacak yeni bir hikaye anlatmak varken eskilerinin klonunu kullanmak neden? Tamam Homecoming Silent Hill hikayesine yeni bir perspektif verebilir ama ilk elden oyunu bize sevdiren o orijinallik nereye gitti? Neden Konami asıl bunları ilerletmesi, geliştirmesi yani değiştirmesi gerekirken karakterin yuvarlanması ile ilgileniyor. Piyasada bu kadar aksiyon oyunu varken sadece yuvarlanabilen bir ana karakteri kim ne yapsın?
Bütün bu sorulara düzgün bir cevap bulamayınca oyunun diğer özellikleri de önemsizleşmeye başlıyor. Örneğin, evet okuduklarınız doğru, oyunun grafikleri yeni nesil oyunlara yakışmıyor. Çok çok daha iyi olabilirmiş. Ama olsaymış son tahlilde kararımızı ne kadar etkilerdi? Evet oyunun müzikleri de, sesleri de başarılı. Ve evet oyun sizi germeyi de başarıyor. Ama o kadar. Gerisi yok. Çünkü ne defalarca gördüğümüz konusu sizi etkiliyor ne de yenilik adına aksiyona getirdikleri.
Değişmeyen tek şeyin değişim olduğunu söyledim. Fakat ne yönde bir değişim. Değişim iyi yöne de kötü yöne de olabilir. Konami değişmeye çalışmakla doğru bir iş yapmış. Ama değişim adına verdiği kararlar Silent Hill’i doğru yöne götürememiş. Tek başına değerlendirdiğinizde size güzel vakit geçirtecek ama bittiği anda da unutacağınız bir oyun olmuş. Silent Hill serisini düşünürsek ise oyun, sanki söyleyecek bir şeyi kalmamış ama hala konuşmaya çalışıyormuş gibi.
Kimler oynamalı? Korku oyunlarını sevenler
Kimler oynamamalı? Eski Silent Hill hissiyatını tekrar yaşamak isteyenler