Öncelikle şunu belirtmeliyim, görevleriniz esnasında görsel olarak çok vasat görünen yerlere de gideceksiniz ama oyunun çoğunun geçtiği mekanlar ve ortamlar sizi büyüleyecek. LucasArts’ın bu konuda muazzam bir iş başarmış olduğunu söylemeliyim. Oyunda sık sık durup etrafınıza bakacağınıza eminim. Özellikle yer üstünde geçen bölümlerde bu görsellik tavan yapıyor. Oyun çıkmadan önce gördüğümüz konsept illüstrasyonları, neredeyse ışık hüzmelerine varıncaya kadar bire bir gerçekleştirilmiş. Bu bakımdan oyunun yeni nesile yakışır bir oyun olduğu muhakkak. Çevredeki bu görsel zenginlik karakterimize de yansımış durumda. Çoğu oyunun aksine Marek oyun boyunca bir kostüm ile dolaşmıyor. Neredeyse her bölümde yeni bir kostüm giyiyor. Özellikle ben ikinci bölümde giymiş olduğu ve aşağıdaki illüstrasyonda da görünen yüzünün yarısını kapatan kostüme bayıldım. Şuna bir bakın Darth Vader’dan bile daha kötü göründüğünü inkar edebilir misiniz?
Force Unleashed, saf bir aksiyon oyunu. Ondan daha fazlasını beklerseniz üzülürsünüz. Oyun bir aksiyon oyunu olarak savaş çeşitliliği açısından üstüne düşeni fazlasıyla yerine getiriyor. Şimdi şunu tekrarlayalım, siz bir Jedi’siniz, üstelik gücün karanlık tarafındaki bir Jedi’siniz, yani yıldırım fırlatabilir, karşınızdaki her canlıyı tutup yüzlerce metrelik boşluğa atabilirsiniz. Ve elinize bunu yapmanız için her türlü fırsat verilmiş durumda. Oyunun can damarı olan güçleriniz tuşlara atanarak hiç düşünmeden onlara rahatça ulaşmanız sağlanmış. Bir nesneyi tutup havaya kaldırmak, itme gücünü kullanmak, yıldırım atmak hep tek tuşa basarak yapılıyor. Bu tuşları ışın kılıcı ile saldırırken kullanmak ise farklı saldırı komboları yapmanızı sağlıyor. Örneğin iki kere ışın kılıcı ile saldırı tuşuna basıp bir kere yıldırım tuşuna bastığınızda karşınızdaki düşmana kılıcınızla vururken aynı zamanda elektrik ile onu felç ediyorsunuz, bir kere daha yıldırım tuşuna basarsanız ise yakın çevrenizdeki herkese hasar veren daha büyük bir elektrik vermiş oluyorsunuz. Oyuna devam ettikçe bu güçler dışında bir kaç tane daha farklı güç elde ediyorsunuz. Örneğin kılıç fırlatma, güçten oluşmuş bir koruma kalkanı gibi. Bu güçler de yine diğerleri ile kombinasyona girebiliyor. Örneğin düşmanı yakalıp hava kaldırıp ışın kılıcınızı fırlatabilirsiniz.
Özellikle uzay gemilerinde çevre etkileşimi çok güzel yapılmış. Bir mekana girip çıktığınızda arkanızı dönüp bir bakın, oradan bir Jedi geçtiğini hemen anlayabilirsiniz. Özellikle çevrenize küresel olarak yaydığınız bir güç şekli var ki bir anda ortamın darmadağın olmasına neden oluyor. Bu açıdan oyun insana çok büyük bir tatmin duygusu yaşatıyor. Bölüm sonlarında çıkan bosslarda ve bölüm içlerinde çıkan bazı düşmanlarda -karşınızdakinin sağlığını belli bir düzeye indirdiğinizde- belli sürelerde ekranda gösterilen düğmelere basmaya dayanan sekanslar çıkıyor. Eğer düğmelere doğru şekillerde basmayı başarabilirseniz Marek’in düşmanı farklı şekillerde paramparça etmesini seyrediyorsunuz.
Yolculuğunuz boyunca gelişeceksiniz. Oyun boyunca öldürdüğünüz düşmanlardan bir tecrübe puanı kazanıyorsunuz. Tecrübe puanlarınız belli bir seviyeye ulaştığında size kendinizi geliştirmeniz için harcayabileceğiniz puanlar veriliyor. Bu gelişim, güç, kombolar ve yetenekler olarak üçe ayrılıyor. Güç kısmı varolan güçleri geliştirmek veya yeni güçler edinmek için kullanılıyor, kombolarda yeni kılıç komboları öğreniyorsunuz, yeteneklerde ise pasif bir takım özellikler kazanıyorsunuz, örneğin güç barınızın ne kadar hızlı dolacağı gibi.