Mass Effect

Mass Effect
İnceleme | 22.06.2008
Bioware'in son şaheseri, muhteşem atmosferi, eksiksiz tasarlanmış evreni, iyi kurgulanmış hikayesi, dengeli aksiyonu ve devrimsel konuşma sistemiyle uzun süre unutulamayacak bir oyun.
inceleme

Yolun ¾’ünü geçtik. RPG’lerin olmazsa olmazlarından hikaye, karakter gelişimi ve konuşma sistemi Mass Effect’te bu şekilde. Son fakat, en az diğerleri kadar önemli olan savaş sistemini ise sona bıraktım çünkü oyun çıkmadan önce bu konuda bazı endişelerim vardı. Savaş sistemi, oyunu istediğiniz yerde dondurup, ekrana çıkan bir yetenek çarkı sayesinde hangi karakterinizin hangi yeteneği kimin üzerinde kullanacağını belirlemenize dayanıyor. RB ile yetenek çarkınızı ekrana getirirken, LB ile de silah çarkını getiriyorsunuz. Ekrana gelen çarklar üç kısma ayrılmış durumda ve her kısımda üç karakterinizin birinin ismi ve yetenekleri çıkıyor. Yeteneklerden birini seçtiğiniz anda çarkın ortasındaki hedef işareti hangi düşmanın üzerindeyse otomatik olarak o seçiliyor. Oyuna döndüğünüzde bütün karakterleriniz seçtiğiniz bu yeteneklerini kullanıyorlar. İlk başta biraz karışık gelse de, yeteneklerin hangi durumlarda kullanılacağını kavradıktan sonra insan sistemin ne kadar düzgün işlediğini görüp şaşırıyor. Yan karakterlerinizi tek başlarına bıraktığınızda kendi başlarına yeteneklerini akıllıca kullanabiliyorlar. Ama sanırım çoğu oyuncu benim gibi her şeye kendi karar vermek isteyecektir. Options’dan takım arkadaşlarınızın siz söylemeden hiç bir şey yapmamalarını, sadece defansif yeteneklerini kullanmalarını veya tek başlarına kafalarına göre takılmalarını ayarlayabiliyorsunuz.

Savaşlar hem stratejik hem de bol aksiyonlu geçiyor. Shepard, Gearf Of War’da olduğu gibi siper alabiliyor. Siperden çıkıp ateş edip tekrar sipere dönebiliyor. Takım arkadaşlarınız bu konuda biraz başarısızlar. Siz gidecekleri yeri göstermezseniz genelde açıkta duruyorlar. Siz ve takım arkadaşlarınız çok güçlü yeteneklerle donatılmış durumdasınız. Başlarda biraz sıkıntı çekebilirsiniz ama oyunun üçte birini geçtikten sonra zor seviyede oynasanız bile çok zorlanacağınızı sanmıyorum. Özellikle Lift gibi düşmanınızı hava kaldırıp savunmasız bırakan sonra da yere çarpan yetenekler sayesinde savaşlar zevkli fakat kolay geçecek.
Yaklaşık onbin vuruş oldu ve ben daha oyunun eksik yönlerine gelemedim bile. Söz konusu Mass Effect gibi derin bir oyun olduğunda bu kadar uzun bir incelemenin de hoş görülmesi gerekir kanısındayım. Devam edelim. Mass Effect bu kadar muhteşemdi de neden notu daha yüksek değil? Çünkü oyun uzaydan, yüzeye indiğinde biraz aksamaya, hatta bazı yerlerde baya baya sürünmeye başlıyor.

Mass Effect

Yazının başında Bioware’in sadece RPG ürettiğini ve onları bu kadar iyi yapan unsurlardan birinin de bu özellikleri olduğunu söylemiştim. İşte Bioware bu güvenli suları terk edip, bilmediği sulara yani Mako’ya gelince topallamaya başlıyor.
Nedir Mako? Efendim Mako bir gezegenin yüzeyine indiğinizde kullandığınız tank, big foot benzeri bir araç. Zırhlı mırhlı bir araç ama zıplayabiliyor. Bioware’de birisi heralde “yahu oyuncuya gezegen yüzeylerinde hızlıca gezmeleri için bu aracı verdik, haydi bir de bu araca silah ekleyelim de gezerken aksiyon olsun sıkılmasınlar” demiş herhalde. Başka birileri de bu fikri çok güzel bulmuş olmalı ki aynen uygulamışlar. Durdurulabilir gerçek zamanlı savaş kısmı gibi daha önce uygulamadıkları bir sistemi çok iyi kotardıklarının farkına varmış olmalılar ki bir de bu araçlı aksiyon kısmını koymuşlar. Fakat Mako delişmen bir çocuk. Yerinde duramıyor. Sağa çekiyosun sola gidiyor. Gezegenleri oluşturan engebeli arazilerde istediğin yere götürebilmek için durmadan bir mücadele içine girmeniz gerekiyor. Mako’yu takip eden kamera ise ondan daha delişmen. Bir bakıyorsunuz Mako’nun altında girmiş, bir bakıyorsunuz görmek istediğiniz yerin tam tersini gösteriyor. Fakat Mako ile ilgili en felaket konu ateş etme ve nişanlama sistemi. Mako’nun tepesine yerleştirilmiş bir silahınız var. Doğal olarak bu silahı belli bir açıdan daha aşağıya çeviremiyorsunuz. Fakat ekranda dolaşan ve sözde nişan almanızı kolaylaştırmak için düşünülmüş hedef imleci silahınızın dönemeyeceği yelere de gidiyor. Siz hedefi düşmanın üzerine getirip kurşunu yağdırıyorum diye düşünürken bir de bakıyorsunuz ki düşmanla alakanız yok dağı taşı kurşunluyorsunuz. Bu nedenle çoğu zaman tahmini ateş ediyorsunuz. Sonuç olarak Mako’nun zor kontrolleri, fırıl fırıl dönen kamerası bir de berbat nişan sistemiyle birleşince ingilizin “pain in the ass” türkün ise “tam bir karın ağrısı” dediği son derece sıkıcı bir durum ortaya çıkıyor. Takım bazlı savaşlarda hiç bir sıkıntı yok, ama Mako’nun başına geçince siz sık sık oyununuzu save etmeye bakın ne olur ne olmaz!




bu yazıya gelen okuyucu yorumları
Henüz yorum yapılmamış.
yorum yaz
Üye olmak için tıklayınız.
92
EDİTÖRÜN SEÇİMİ
Platform: Xbox 360
Yapımcı: Microsoft Game Studios
Geliştirici: Bioware
Tür: RPG
Çıkış Tarihi: 20 Aralık 2007
+
Detaylı tasarlanmış oyun dünyası, zevkli konuşma sistemi, taktiksel aksiyonu, muhteşem hikayesi ve elbette Bioware oyunu olması
-
Mako, mako, mako. Ziyaret edilen gezegenler birbirinin aynısı, zaman zaman dokular geç geliyor.