Yıl sonunun en güzel yanlarından biri de sanırım herkesin şöyle bir geriye dönüp 12 ay boyunca ne yaptığını bir tartmasıdır. Koskoca bir yılı neyle geçirdik, koca yıl hanemize artı olarak mı yazıldı yoksa hiç hatırlamak istemeyeceği bir yıl mı oldu? Ama yıl ne kadar kötü geçerse geçsin şunu unutmamalı ki hayat dediğiniz zaten inişli, çıkışlı bir yol. Yayım hayatına 4.5 ay önce atılmış bir site olarak biz de bu yoldaki inişli çıkışlı yolculuğumuza başladık. Her ne kadar son çeyreğine yetişmiş olsak da 2008 yılında bizleri hangi oyunlar heyecanlandırdı hangileri ise üzdü bir bakalım dedik.
Fazla lafa gerek yok. İşte 2008’de bizi sevindiren en iyi 25 oyun:
25. SAINT'S ROW 2
GTA’nın açtığı yolda emin adımlarla ilerleyen oyunun ilki, aynı zamanda yeni nesil konsollarda bu tür için çıkan ilk oyundu. GTA daha gerçekçi şehirlere ve oynanışa doğru giderken Saint’s Row 2 bize daha az detaya sahip ama GTA’ya göre bazı yönlerden daha zevkli oynanış sunan bir oyun olarak geldi. Kaç tane oyunda bir parkta çırılçıplak gezip, önünüze çıkanları korkutabilirsiniz ki? SR 2’de bunları ve bunun gibi daha pek çok çılgın şeyi yapabiliyorsunuz ve başta kimsenin “saygı” duymadığı bir kanun kaçağı iken özene bezene kurduğunuz çetenizi en dipten alıp şehrin en çok “saygı” duyulan çetesi haline getiriyorsunuz. Eğer türü seviyorsanız ve GTA’ya göre biraz daha “hafif” bir oyun oynamak istiyorsanız ve hala Saint’s Row 2’yi görmediyseniz 2009’da bu oyuna da bir şans verin.
Şimdi ne yapıyorlar? Oyunun geliştiren Volition, Red Faction serisinin üçüncü oyunu olacak olan Red Faction: Guerilla üzerinde çalışıyor.
24. LOST ODYSSEY
Bir dönem Final Fantasy serisinin beyin isimlerinden biri olan Hironobu Sakaguchi kendi oyun stüdyosu Mistwalker’ı kurduktan sonra Xbox 360 için özel olmak üzere iki oyun üstünde çalışmaya başladı. 2007 oyunu Blue Dragon’dan sonra JRPG’nin bu önemli ismi bu sene de bizlere Lost Odyssey’i verdi. Klasik japon RPG’sine sıkı sıkıya bağlı olan LO’da yine japon RPG’lerinden alışık olduğumuz karakterleri yöneterek insanı şaşkınlığa uğratan mekanlarda ölümsüzlüğümüzün sırrını bulmaya ve geçmişimizi keşfetmeye çalışıyorduk. JRPG olarak hayli üretken olan 2008 yılında Lost Odyssey’in bu türde çıkan en iyi oyun olduğunu söyleyebiliriz.
Şimdi ne yapıyorlar? İki oyunun da satışlarda çok büyük başarı getirmemesi sonucunda stüdyonun üçüncü oyunu Cry On iptal edildi. Şu anda ne yapıyorlar bilinmiyor.
23. CONDEMNED BLOODSHOT
İlki, oyun ve korku severler arasında takdir kazanan serinin ikinci oyunu yine ürkütücü yine etkileyici. Bu sefer seriye ismini veren terk edilmiş mekanlara değil de daha aydınlık mekanlara girip çıktık ama gördük ki oyun korkutuculuğundan ve rahatsız ediciliğinden hiç bir şey kaybetmemiş. Kimileri oyunun aksiyon yönünün ilk oyundakine göre biraz daha öne çıkartılmasından rahatsız olmuş olsa da biz elimizde ingiliz anahtarı ile çıldırmış kentte kendimize ve doğal olarak kente neler olduğunu bulmak için giriştiğimiz maceradan çok hoşlandık. Hikaye biraz karmaşıklaşsa da üçüncü ve sonuncu oyunu merakla bekliyoruz. (Çok beklemeyin yoksa hikayenin bildiğimiz kadarını da unutacağız!)
Şimdi ne yapıyorlar? Oyunun geliştiricisi Monolith F.E.A.R 2: Project Origin’i bitirmek üzere.
22. NİNJA GAIDEN 2
Ninja Gaiden orijinal Xbox’ın en çok oynanan (veya zorluğunu hatırlarsak en çok oynanmaya çalışılan) oyunlarından biriydi. Muhteşem görselliği ve etkileyici komboları ile adeta Xbox’ın bu türde de söyleyecek bir sözü olduğunu bağırıyordu. Uzun bekleyişten sonra oyunun ikincisi malesef ilkinin etkileyiciliğini ve başarısını yakalayamadı. Ninja Gaiden 2 güzel bir oyundu ama beklentiler çok yüksek olduğu için beklenenden daha az ilgi gördü. Kimbilir belki de ilk oyundan hatırladığımız ve aklımızdan (ve rüyalarımızdan) çıkmayan Rachael’in ikinci oyunda olmayışı da bir sebeptir, kimbilir?
Şimdi ne yapıyorlar? Ninja Gaiden 2’den sonra şirket sancılı günler geçirdi, ekip bölündü. Şu anda ne yaptıkları bilinmese de muhtemelen Dead or Alive’ın yenisi için çalışıyorladır.
21. BATTLEFIELD BAD COMPANY
Binbir çeşit silahla ve binbir çeşit araçla savaş denildiğinde bütün oyun severlerin aklına en başta sadece bir isim gelir o da Battlefield’dır. Battlefield denince akla gelen ilk şey de serinin tek kişilik bir hikayeye sahip olmayaşıdır. İşte Bad Company’nin en büyük özelliği, sadece multi olarak değil artık tek kişi de oynanabilmesi. Tabi oyun yine asıl multide coşuyor ama, yıllar sonra seride eli ayağı düzgün bir tek kişilik hikaye görmek de gayet güzel. Tek aklımıza takılan bunca yıl multiye önem veren serinin en sonunda hikaye önem vermesi ama hikayesinin co-op oynanamıyor oluşu. Yine de savaş alanında pek çok farklı stratejiye izin veren yapısı ve güzel dengelenmiş sınıfları ile Bad Company sevenleri tarafından uzun süre oynandı.
Şimdi ne yapıyorlar? Bir EA malı olan Dice kısa zaman önce Mirror’s Edge’i çıkarttı ve hala bu oyunun yeni eklentileri üzerinde çalışıyorlar. Yeni bir oyun henüz duyurulmadı.