Oyun oynamak tanımının ne olduğu konusunda hemen hemen her oyun severden farklı bir yorum gelir. Kimisi bunu gerçeğe yakınlık olarak tanımlar, kimisi eğlence olarak, kimisi vakit geçirmek olarak, kimisi aksiyon olarak. Bu liste uzadıkça uzar ve herkesin görüşü farklıdır. Fakat hemen hemen bütün oyun severlerin hemfikir olduğu konu video oyunlarının en büyük özelliğinin bizlere “eğlence” sunması olduğudur. Ve Nintendo Wii ile işte bize bunu sunuyor. Aslında Nintendo'nun bu tanımı tekrar kullanmaya karar vermesinin ardında 2 neden yatmakta. Birinci neden Sony ve Microsoft'un yeni ürünlerinin aşırı derecede güçlü olması ve doğal olarak maliyetlerinin yüksek olması. İkinci neden ise yine Sony ve Microsoft'un Yeni Nesil oyun tabirini sadece gerçeğe daha yakın grafikler olarak tanımlamasıydı. Nintendo, kendi kalitesini konuşturması için bu iki rakibinden daha farklı birşey ortaya koyması gerektiğini biliyordu. Nintendo her zaman rakiplerinden daha ucuza konsol üretmişti ve her zaman rakiplerinden daha yenilikçiydi. Bunun sonucu olarak ortaya Wii çıktı.
Wii aslında oyun oynama aracı olarak orta seviyede sayılabilir. Kimi zaman konsolda yetersiz grafikler görüyoruz ki bunun nedeni de üretim maliyetini düşürmek için konsolun daha düşük kapasiteli bir donanım ile geliştirilmiş olması. Grafikleri bir kenera bırakırsak Wii, yüksek seviyede eğlence ve yüksek seviyede topluluk oluşturma hedefi ile üretilmiş bir konsol. Gerçekten cihazın sahip olduğu grafik kapasitesi çoğu zaman insanları daha oyuna başlamadan kendisinden soğutabiliyor. Bu yüzden de multi-platform oyunlarında rakiplerinin çok ama çok gerisinde kalan bir ürün. Zaten Nintendo da hedef olarak Microsoft'un veya Sony'nin kullanıcı kitlesinin kendine çekmeyi amaçlamıyor. Nintendo 7'den 70'e eğlenmek isteyen herkesi kendine çekmek istiyor. Bu yüzden Wii'yi başlı başına kendi kulvarında kendisiyle rekabet eden bir konsol olarak değerlendirebiliriz.
Wii'yi derinlemesine incelediğinizde aslında konsolun, oyun oynamanın sadece iyi grafikler demek olmadığını, yeteneğin sadece tuşlara hızlı hızlı basmaktan, eğlenmenin ise sadece adam öldürmekten veya araba sürmekten ibaret olmadığını ispat ettiğini fark edebilirsiniz. Wii'nin sahip olduğu değerler şunlar; Basit ol ki herkes tarafından anlaşılabil ve oynanabil, eğlenceli ol ki insanlar seni her an oynayabilsin, ufak ol ki heryere taşınabil, donanımın çok güçlü olmasın ki her televizyonda aynı eğlenceyi paylaştır. İşte wii'nin sahip olduğu temeller bunlardan oluşuyor.
Yazının başında da söylediğimiz gibi Nintendo iyi grafiği kendine hedef almadı eğlenceyi yalnızca eğlenceyi kendine hedef olarak seçti ve hiç de beklenmedik bir başarıya ulaştı. Wii her keseye uygun fiyatı, yeri geldiğinde tüm aileniz ile birlikte oynanabilecek kolaylıktaki harekete duyarlı joypad'leri, herkes tarafından rahatça anlaşılabilen oyun tarzları ile hayatlarında video oyun konusunda deneyimi olmayan insanları bile çok kolayca kendine çekebildi. Gerçekten de, harekete duyarlı joypad'i sayesinde boks oyunu oynarken yumruklarınızı joypad ile sallayabiliyorsunuz. Golf oynarken yine devrimsel joypadini golf sopası olarak kullanabiliyorsunuz, atletizm oynarken joypad'i ile ağırlık kaldırıyorsunuz ve daha neler neler...
Tüm bunlar size rakiplerinde olmayan bir yenilik ile sağlanıyor. Böylece gerçekten oyun ve oyuncu arasındaki etkileşim fazlası
ile sağlanmış oluyor.